“{söz},{yazı} ve görüntü yaygınlaşarak anonimleşmiş, yüzeyselleşmiş,{medya}tikleşmiştir. bu durumda iktidarın, kodun dışında kalan tek şey söylemleştirilemeyen, tanımlanamayan, sessizliğin, susmanın dilidir. yazı, metin ile okur arasındaki ilişkinin şahsi ve mahrem bir nitelik taşıması nedeniyle sessizliğe bir çağrı olarak yazılabilir. kendi paradoksunun farkında olan böyle bir metin ancak kendi iktidarsızlığını, yokluğa fırlatılmışlığını, sözün bitmişliğini ifade edebilir; bir küfür olarak insanlığa laneti bulaştırmayı dileyebilir.â€�
"postmodern toplumun ideal bedeni, genç, esnek, bronzlaşmış, sıkı tenli, hijyenik, formda bir bedendi. deriye gelince düz ve parlak olmalı, kişisel biyografiyi yansıtan izler, kırışıklıklar, lekeler taşımamalıydı. postmodernlik bir yandan sanal ortamı yaygınlaştırarak tenin gerekliliğini neredeyse yok ederken; öte yandan, onu ticari göstergelerle donatarak yüceltiyordu. artık beden ve yüzeyi çoklu piyasa kimliklerini yansıtan bir metne, sayfaya, ekrana, göstergeler toplamına dönüşmüştü."
daha çok {varlık} ve {virgül} dergilerindeki yazılarından derlediği;keskin bir gözlem gücü ve vurucu bir dille yazdığı;{kapitalizm},{anarşizm},{küreselleşme},{iktidar},{yoksul}luk üzerine nefis tespitlerin yer aldığı denemelerin yazarı."kovulanın izi,özgürlükçü düşüncenin peşinde,postmodern toplumda kriz ve siyaset,toplumsalın sınırında beden" adlı kitapları ve dergilerdeki yazılarının takibi,şiddetle tavsiye edilir.