{sardunyaya ağıt} / {can yücel}
ikindiyin {saat} beşte,
başgardiyan rıza başta
karalar bastı koğuşa
ikindiyin {saat} beşte.
seyre durduk tantanayı
tutuklayıp sardunyayı
attılar dikkapalıya
ikindiyin {saat} beşte.
yataklık etmiş zaar
suçu tevatür ve esrar,
elbet bir kızıllığı var
ikindiyin {saat} beşte.
dirlik düzenlik kurtulur,
müdür koltuğa kurulur,
{çiçek} demire vurulur
ikindiyin {saat} beşte.
canların {göz}leri, yaşta,
aklı {idam}lık {yoldaş}ta,
yeşil {ölüm}le dalaşta
sabahleyin {saat} beşte.
"sahibinin en mahrem dostu olan,bileğinde nabzının atışına arkadaşlık eden,göğsünün üstünde bütün heyecanlarını paylaşan,yahut masasının üstünde gün dediğimiz zaman bütününü onunla beraber olup bittisiyle yaşayan saat,ister istemez sahibine temessül eder,onun gibi yaşamaya ve düşünmeye başlar."
{saatleri ayarlama enstitüsü}
zaman farazi kavram bu yüzden saat kavramı anlamsızdır kendi içinde.
{saat}ın nacarı (eskiler bilir), kadının macarı (gittim, gördüm fazlası var eksiği yok).