benim geçtiğim kadar, (arada) kalmışlığı olan...
benim anladığım kadar, sıkılmışlığı olan...
piirim de güzel sıkılırdı...
"bak bi de bunlar var," deyip, bir ayağı kırık sehpanın üzerine, evinden yüklenip getirdiği atay'ı, atılgan'ı, ayhan'ı, erbil'i, uyar'ı... (hilafsız hepsi ilk baskı!) koyuveren...
"şurdaki 'anavatan apartmanı' var ya, işte orası 'anayurt oteli'ydi. okumuştun değil mi?" deyip, bi güzel yüzümü kızartan... sonra sonra, zebercet'in ölüm günü ve saatinin hangi tarih ve saate denk geldiğini öğrenmişimdir gayrı, "havasını soluruz, iyi gelir," diyerek beni hacırahmanlı'ya götüren...
ömrü boyunca tek satır yazmayan, ama yazmadığı o, artık ne ise, 'bu kadar mı güzel!' olan...
dahası var, dahası var...
benim yazdığım kadar, sildiği olan...