mesut sanmam için kendimi ne kağıt isterim,ne kalem,
parmaklarımda cigaram,
dalar giderim mavisinden içeri, karşımda duran resmin
giderim deniz çeker
deniz çeker,dünya tutar
içkiye benzer birşeymi var?birşeymi var ki havada
kötü eder sarhoş eder insanı
bilirim yalan hepsi yalan
suların kaburgalarımdaki serinliği
iskotoda uğulduyan rüzgar
haftalarca dinmeyen motor sesi yalan
ama yine de güzel günler geçirebilirim bu mavilikte
suda yüzen karpuz kabuğundan farksız
ağcın gökyüzüne vuran aksinden
her sabah erikleri saran buğdan
sisten ,ışıktan ,kokudan
Orhan VELİ yi okuyupta hissetmek te başka yerlere götürüyor beni içinde ne güzel bir çoçuk taşımış ki insan olmanın mutluluğunu duyumsuyorum okurken onu bazen gülümsüyorum.şiirlerini ezberlemenin ötesinde özümsediğimi fark ettiğimde amatörce bir garip orhan veli oyununu arkadaşlarıma oynamıştım.İYİKİ DOĞDUN ORHAN DÜNYAMIZA YENİ VE BAŞKA DİZELER KATIN...
takmaya çalışırken kuyruğunu
birlikte yaptığımız şeytan uçurtmasının,
görürdüm,
çırpınırdı minicik kalbin.
hatırımdan bile geçmezdi sana duyduklarımı söylemek.
acaba hala yaşıyor musun?
orhan veli'yi anlatan bir başka şiir ise halim şefik 'in otopsisidir.
otopsi
morgta açılınca kafatası
doktor beyler beyin gördüler
indirince ten kafesine neşteri
doktor beyler yürek gördüler
yürekte ne gördüler dersiniz
yürekte memleket gördüler
dünya gördüler
bir de dost gördüler
ama bu işte doktor beyler
doğrusu geç kaldılar
çok geç kaldılar
davet,
bekliyorum
öyle bir havada özür dile ki,
affetmemek mümkün olmasın