zaten biliyordunuz, bir kere daha gördünüz işte: bu dünyanın size vereceği bir şey yok!
şimdi şöyle bir sayalım bakalım sizi: 1,... 8,... 19,... 36,... 74,... 118,... 194,... vee evet, 227! ülkelerinize göre tasnifinizi sonra yaparız.
bilirsiniz, siz üstü çoktan çizilmişler için bu dünyanın yaptığı tek şey belki de budur: saymak, tasnif etmek, istatiğinizi tutmak. haa bir de tabii gazetelerimizde, televizyonlarımızda haberinizi yapmak; acımamıza, merhametimize, yazıklanmamıza mazhar olasınız diye: "yabancı uyruklu bir grubun iran'dan türkiye'ye gireceği ihbarını alan jandarma, van kırsalında donmak üzere olan 227 kişiyi buldu. kaçaklar iran'dan yola çıkıp üç gün yürümüş..."
birkaç gün önce de 7'nizi bulmuştuk aynı mahalde, donmuş, birbirinize sarılı vaziyette; birinizi kurtlar parçalamıştı...
nomad
ardımda alev alev mülteci yalnızlığım.
“yasadışı insanlar. bunlar kağıt üzerinde yokturlar. ülkeye girişleri belgelenmemiştir, kayıtlı kira kontratları, işe alım belgeleri, doğum sertifikaları, pasaportları yoktur. birçoğunun artık dönebileceği bir ülkesi de yoktur. çocukları vatansızdır. yasal olarak çalışamazlar; sağlık, eğitim hizmetlerinden yararlanamazlar. kanunlar çerçevesinde yok sayılırlar.â€� {bikem ekberzade}