"{kadın}larla,{gerçek}lik batağında {mücadele} edersen,başka bir deyişle laf yarışına girersen,her zaman kaybedersin.(...)acaba kadınlar,sırf {intikam} almak,kendilerinden daha iyi olan {erkek}lerin kafasını karıştırmak,dikkatini dağıtmak,hayati önem taşıyan {entellektüel} istek ve özlerini mantissalar için boşa harcatmak amacıyla mı {edebiyat}ı icat ettiler?" mantissa
büyücü uzun ve güzel, ama ismine bakarak alınmışsa beklentileri karşılamayan bir kitaptır...
"her insan kendisi için bir giz olmalıdır."
geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz,ingiliz ve dünya edebiyatının yaşayan en iyi yazarlarından biriydi.senaryosunu {harold pinter}'in yazdığı,{merly streep} ve {jeremy irons}'ın başrollerini paylaştığı {fransız teğmenin kadını} ve {koleksiyoncu} başarılı bir şekilde beyazperdeye de uyarlanmıştır.yine {büyücü},{mantissa} gibi tüm kitapları her kitapseverin kayıtsız kalmaması gereken eserlerdendir.
tabi aklima soyle bir soru gelmiyor degil: "bir kadin ihtiyaci kendisi icin hissederse, yine yari yariya asik olmus demektir" diyebilir miyiz?