franco notları |
7 not | not ekle |
zeze 20.05.2002 |
land and freedom (ülke ve özgürlük) + bir kitap:anarşinin kısa yazı.(yazarını hatırlamıyorum) |
durruti 30.10.2002 |
gereksiz bir tartışma için diil ama stalin in kazık attıkları anarşistlerdi, soruyu şöyle değiştirelim, ya anarşistler başarsaydı??? franco nun insanlara yaşattıklarını biraz olsun anlayabilmek için j.p sartre ın duvar ını okumak yeter sanırım... |
vaultdweller 18.05.2002 |
franco, faşist diktatör.stalin'in troçkistlere kazık atmasıyla başa geçmiş ve akabinde bela olmuştur.ya troçkistler başarsaydı?olabilirdi...ken loach'un "land and freedom" filmi şiddetle tavsiye edilir göremeyenlere. |
levrek 19.05.2002 |
film rezalettir ama neyse...
real madrid taraftaridir ayni zamanda |
pia 20.05.2002 |
belli bir taraftar kesimine falanjist denen diktatör.. |
franco ile ilgili notlar |
5 not | not ekle |
durruti 06.11.2003 |
buenaventura durruti"1896'da ispanya'da, leon'da doğdu. babası anarşist bir demiryolu işçisiydi. beş kardeşi faşistlere karşı çarpışırlarken öldürüldü... demiryollarında çalışmaya başlayınca sendikacıların yöntemlerini beğenmeyerek arkadaşlarıyla rayları parçalama ve kundaklama eylemleri yaptı. 1917'den itibaren üç sene fransa'da sürgün kaldı. burada arkadaşlarıyla solidarnos örgütünü kurdu. ispanya'ya geçip cezalandırma ve el koyma eylemleri yapmaya başladılar. 1923'te latin amerika ülkelerini dolaştılar, silahlı soygunlar yaptılar. buradan paris'e geçip enternasyonal anarşist yayınevi'ni kurdular ve nestor makhno'yla tanıştılar. 1926 da fransa'yı ziyaret edecek ispanya kralı xııı. alfonso ya suikast hazırlığı içindeyken yakalandılar. durruti bir yıllık hapishane hayatında sevgilisi emillienne morin'le tanıştı, 1931'e kadar brüksel de kaldılar. ispanya'ya döndükten sonra, binlerce işçinin tanıdığı bir hatip oldu. fabrika komiteleri kurulmasını savundu. 19 temmuz 1936'da ordunun franco önderliğinde ayaklanması üzerine barselona'yı ele geçiren anarşistler arasındaydı. özdisiplin temeli üzerine kurulmuş olan durruti tugayıyla aragon cephesine geçti. geçtikleri yerleri mülksüzleştiriyor, ücretli emeği yokediyor, komünler kuruyorlardı. franco birliklerinin madrid'i kuşatması üzerine, dört bin gönüllüsüyle birlikte şehrin yardımına koştu. büyük çoşku uyandıran bu geliş, direnişi kuvvetlendirdi. 13-19 kasım arasında, tugayda 2 bin 400 kişi çarpışmalarda ölmüştü. durruti, 20 kasım 1936 günü cephe gerisinde arabasından inerken başından vuruldu. onu vuranın kim olduğu asla anaşılamadı. cenazesi 22 kasım da barselona ya getirildi ve 23 kasım da beşyüz bin kişinin katıldığı büyük bir törenle toprağa verildi... durruti hakkında ayrıntılı bilgi, kaos yayınları'ndan çıkan abel paz ın kitabı "halk silahlanınca" da mevcut... |
desdemona 13.06.2005 |
michel del castilloispanyol asıllı fransız yazar.kitaplarında daha çok tanık olduğu iç savaş döneminde geçen,franco ispanyası'nın insanlarını,polisiye tadında anlatmıştır.beni en çok etkileyen kitabı "karar gecesi"nden bahsetmek istiyorum.özdemir ince'nin(can yay.) önsöz ve çevirisiyle yayınlanmıştır."franco ispanyasının murcia kentinin genç polis müfettişi, evli ve iki çocuk babası santiago laredo, huesca kentinin cinayet masasına atanır. başlangıçta yeni bir göreve atanmasına sevinirse de, kısa süre sonra, giderek artan bir kaygıya kapılır. çevresindeki herkes, iş arkadaşları, karısı, üstleri, onu, şefi olacak olan huesca emniyet müdürü avelino pared'e karşı uyarırlar. emniyet müdürü üzerine bir araştırma yapacak kadar kafası karışan, büyülenen ve sonunda bu anlaşılmaz, katı yürekli adama bütünüyle kendini kaptıran genç müfettiş, korkunun sınırına varan garip bir yolculuğa çıkar. polis romanı değil, ama polislere ilişkin bir roman olan karar gecesi, iki önemli soruyu ortaya koymaktadır : nasıl ve niçin polis olunur? daha da önemlisi, her romancı, tutkuları, araştırmaları ve soruşturmalarıyla, polis olduğunun farkında olmayan bir polis değil midir?" |
|
omat 28.10.2009 |
barselonamodern sanatin işkence olarak kullaniminin ilk ornegi barselona'da ortaya cikmis. franco kuvvetlerine karsi 1938'de fransiz bir anarşistin sürrealismin geometrik soyutlama ve renk teorilerini baz alarak tasarladigi hucrelerde, mahkumlara kullanilan geometrik sekiller, renkler ve egri duvarlar ile psikoteknik iskence uygulaniyormus.ben de bunu slavoj zizek'ten ogrendim. yazinin ozu "modern sanat iskencedir" degildi tabi ki, olayin kendisi yeterince enteresan geldi. |
|
kingofprussia 06.10.2009 |
mercedes sosaarjantin'li devrimci halk ozanı. 4 ekim 2009'da susan isyankar ve hüzünlü ses.gracias a la vida pek bir bilinir, sevilir. derler ki ispanya'da faşist franco döneminde bir idam mahkumunun hücresine giren işbirlikçi bir papaz mahkuma son duasını etmesini söyleyip son sözünü sorunca, mahkum yüzünde bir iğrenme ifadesi ile papazın suratına tükürerek daha sonra mercedes sosa'nın sesinde yasam bulan o cümleyi haykırır; -gracias a la vida! (teşekkürler hayat!) |
franco haritası |
işaret bulunmuyor | yer işaretle |
franco fotoğrafları |
fotoğraf bulunmuyor | fotoğraf ekle |
franco fotoğraf albümleri |
fotoğraf albümü bulunmuyor | fotoğraf ekle |
franco aktiviteleri |
aktivite bulunmuyor | aktivite ekle |
geçmiş franco aktiviteleri |
geçmiş aktivite bulunmuyor |
franco yazıları |
yazı bulunmuyor | yazı ekle |
franco konuları |
tartışma konusu bulunmuyor | konu ekle |
