"benim karamsarlık rengim simsiyah değil. akkor. üzüntünü de gülümseyerek anlatabilirsin."
aynalı denemeler, s.41.
{tarih}i sarışınların yazması üzerine...
"bir de 'karaşınlar'a soralım bakalım bu soruyu; onlar buna ne diyecekler? 'evet, sarışınlar yazmıştır tarihi! hem de karaşınlar üzerine, karaşınlara değgin!' söylenmeyen, söyletilmeyen bir başat {renk} vardır tüm tarihte; 'iktidar sarısı'."
yalnız kardeşçe, s.25.
yort savul
arif çağlar için
1. atlasları getirin! tarih atlaslarını!
en geniş zamanlı bir şiir yazacağız
2. harbi karşılık verecek ama herkes
göğünde kuş uçurtmayan şu üç soruya:
3. bir, yeryüzünde nasıl dağılmıştır
tarihi düzünden okumaya ayaklanan çocuklar?
4. iki, daha yavuz bir belge var mıdır ha
gerçeği ararken parçalanmayı göze almış yüzlerden?
5. üç, boğaziçi bir istanbul ırmağıdır
nice akar huruc alessultanlarda bayraksız davulsuz?
6. nerede kalmıştık? tarihe ağarken üç ağır yıldız
sürünerek geçiyor bir hükümet kuşu kanatları yoluk
7. çocuklar! ile bile muhbirler! ve bütün ahali!
hep birlikte, üç kez, bağırarak, yazınız
8. kurşunkalemle de olabilir
yort savul!
başka bir şey yazıyor... denemelerinde, şiirlerinde ufkun ötesini gösteriyor. gitmek isteyip gidilemeyen tüm topraklar ve denizler, ırmaklar ece ayhan'ın şiirinde buluşuyor. {mor külhani} şah damarımı burkarken yort savulları üzerime üzerime geliyor. devrim kelimelere dönüşüyor, kelimeler devrilip şiir oluyor, şiir aşkın meyvesi, {aşk örgütlenmektir bir düşünün abiler}!