devlet notları |
20 / 22 not | tümü | not ekle |
cagatay 22.06.2003 |
bknz creative destruction |
desdemona 10.09.2005 |
"devlet gücü, gerçekte bizim gücümüze dayanır. eğer ona itaat etmeye karşı çıkılsaydı, otoritesine teslim olmaya karşı çıkılsaydı, devlet hakim olabilir miydi? her türden yönetimin, onun bizi yönetmesine razı oluşumuza dayandığı itiraz edilemez değil midir? siyasal iktidar yalnızca zorlamaya yaslanamaz. bizim yardımımızı, bizlerin itaate rızasını gereksinir. birey yalnızca bu iktidarı kabullendiğinden dolayı değil, kutsalın önünde, otoritenin önünde kendisini küçük düşürdüğünden dolayı devlet var olmaya devam eder." max stirner
|
swann 18.06.2006 |
"devletin yararına yapılan işler, çoğunlukla dünyanın zararına olur." (karl kraus) |
omk 18.06.2006 |
"upuzun dehşettir devlet çoktan mermisini kalbime savurdu" halim şafak - bozuk imla |
cemilaykac 19.06.2006 |
god is dead
nietzsche nietzsche is dead god gibi birşey o zaman:) |
sude 19.06.2006 |
bozuk işlev,açık ve gizli işlev...... |
siya 18.06.2006 |
"devlet günü geldiğinde görevi biten bir çıkrık gibi atılacaktır" (engels).
|
estrella 12.05.2007 |
Dev(mil)let |
nano 11.05.2007 |
hakkında yazılanlar çizilenler arka arkaya dizilse fezaya ulaşacak neredeyse; ama o, anlaşılmazlığında sebatkar, yutmaya hazır dev bir labirent.
üstelik bu labirenti genişletmekle kalmaz, içine gireni patakladığı gibi kendi duvarlarını da tekmeler; ne yürümene izin verir, ne de bir duvar gibi beklemene. bu vaziyet içinde "iyi" olmanın olanağı yok gibidir; bilakis, burada iyi olmak, en kötüden daha iyi olmak anlamına gelmektedir. "iyi" için direnmek gerekir. |
carpediem 23.04.2003 |
ferman devletlinin dağlar bizimdir |
durruti 22.06.2003 |
" o sarayları bir günde yıkmasını biliriz çünkü zaten biz yaptık onları... buenaventura durruti" |
idil 18.04.2003 |
ne dio, ne stato. ne serve, ne padroni. |
durruti 22.04.2003 |
kuzgun başa, devlet leşe... |
bohemiantirad 23.06.2003 |
engels'e göre egemen sınıfın zor kullanma gücü (anti-dühring).
j.j.rousseau'ya göre vatandaşların bir araya gelip oluşturduğu sosyal sözleşme uyarınca; özgürlüklerin bir kısmının kendisine devredilmesi karşılığı, hakları ve özgürlüklerin tamamını korumayı breylere taahhüt eden, kollektif yapı. platon'a göre, belirli vasıflara sahip kişilerin dışında kimsenin yönetsel yapısına karışmaması gereken, hiyerarşik, kural uygulayan mutlak "himaye." bir de karl marx; proleterya diktatoryası sonrası sınıflı toplum yapısının çözülmesinden, sınıflara, sosyal güvenliğe ve elbette devlete ihtiyaç kalmayacağından, böylece komunizmin hüküm sürmeye başlayacağı dönemlerde "devletin solmasından" bahseder ki bu yaklaşım, pek şairanedir, pek bir romantiktir... |
cagri 19.07.2005 |
vatan anlamini ‘ana’da bulurken, devlet ‘baba’ rolunu ustlenir; cocuklar medeni bir iliskinin degil, zorunlu bir gebeligin urunleridir; ve aile mahremiyeti kutsaldir: devletin ulkesi ve milletiyle bolunmez butunlugu |
celibon 07.09.2005 |
'devlet ve anarşi'okunması ve başucu kitabı olarak muhakkak bulundurulmasi gereken bir kitaptır. |
esperanza 09.09.2005 |
devlet,nesnel olarak sınıf celiskilerinin uzlasamaz oldugu zaman ortaya cıkar ve bu celiskiler uzlasamaz olarak kaldıgı sürece devam eder."lenin" |
desdemona 10.09.2005 |
platon'un ütopik kitabı. |
carpediem 16.04.2003 |
büyük ananem hoşlanmadığı şeyler için; has aydın şivesiyle "bek çikin bu istemem ben gari bek çikin" derdi; öpülesi beyaz yüzünü ekşiterek. |
carpediem 16.04.2003 |
halk içinde musibet bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda |
devlet ile ilgili notlar |
9 not | not ekle |
desdemona 14.06.2005 |
noam chomsky“saygınlık nedir? sicilya'ya gidin, bir mafya babasına bu soruyu sorun, size şöyle anlatacaktır: birisi bir emre uymadığında ya da istenen parayı ödemediğinde parası alınmaz, öldürülür. saygın olmak budur. amerikalılar ve ingilizler de bu şekilde düşünüyor; dünyanın onlardan korkmasını ve şiddete başvurabileceklerini bilmesini istiyorlar.â€�“bütün devletler,şiddet üreten ve şiddet kullanan kurumlardır.â€� dilbilimci,muhalif. |
desdemona 25.02.2006 |
terör"terör retoriği,kişi ya da gruplara karşı şiddet kullanılmasının önünü açar ve insanların korkularını istismar ettiği için, devlete tam bir hareket serbestisiyle davranma ve yöntemlerine yönelik itirazları geçiştirme olanağı sağlar." tomis kapitan |
omk 20.06.2006 |
halim şafakbozuk imlakimseye yağmurun nasıl yağdığını anlatmadım yaprakların nasıl döküldüğünü kimse bilmezdi nasıl hatırlamam hayatım uzun bir güzdü ondan geriye hiçbir şey kalmadı ben birkaç kişi yürürdüm kendimden habersiz orda burda dergi dağıtırdım parasını vermeseniz de olur duvarlara yazı yazdığımı kim uydurduysa külliyen yalandır bozuk bir imlayla yazdım okudum yazdım okudum her satırın altını çizdim hepsi karaydı gün aşırı tükenen kalemim ondan biliyorum şiire hiç sözüm geçmedi o ne isterse yaptım hatıralarım asi çekildiğim her fotoğraf kara aşka hiç laf ettirmem haberiniz olsun yalnızdım birkaç kişi yürüdüm nereye gittiysem yolumu şaşırdım sarı ışıklar hiç sönmedi gençliğimi çoktan kurban verdim saçlarım ağardı her dağ ardında bir yolum oldu kasabaya doğru yollandım kalbim kesikler içinde ne yapsam damla kanı akmıyor devletin inadına bıçağı sürtüyorum sürttükçe gençliğimi ovaladım sanıyorum nafile camı kararmış bir denizci feneri önümde yürüyor sallandıkça isli ışığı kalbime üşüşüyor dememi bekliyorum ben o camı her gün yıkayıp kuruluyorum ne fayda her seferinde elimde kırılıyor kan çıkmıyor devletten geceyi yırtıyorum belki ay aydınlık gecede yolumu bulurum nereye varırsam varayım gençliğim oluyor boş bıraktığım sandalyeye çoktan devlet oturmuş sevgilim beni hatırlamıyor kitapları üst üste yığdım dergiler öylece dursun gazete kesiklerini hemen saklamak lazım ne olur ne olmaz bir sabah kuşluk vakti devlet kapımı birkaç kere vurur ben evde yokum üniformasını çoktan giymiş bir tüfektir gece kim bilir kaç kez evimin önünden geçer gider devlet ben onu her gün kaç kere vururum ama kan çıkmaz valla kanı çıkmaz ne yapsam ortaokulu dört yılda bitirmiş çocuğum hayatım bütünleme gençliğim ne zamandır bana sürtünüp duruyor imlası bozuk bir türkçe ne zaman evimin önünden geçse ben pencereye koşarım sokak karanlıktır duvara ne varsa okumanın tam zamanı ama bir söksem bağırıp çıkacağım kalbim kan çıkmayan devletin o saat içinden çocukluğum ki ece ayhan biliyor doğrusunu devlet dersinde çoktan öldürüldü nasıl bilmem upuzun dehşettir devlet çoktan mermisini kalbime savurdu! |
desdemona 31.12.2005 |
polis"polis,yasa koyucular,ordu ve maliyeyle birlikte,devletin başı gibi görünür.doğru.ama aslında o akla gelen her şeyi kuşatır.turquet şöyle der:polis insanların koşullarına,onların yaptığı ya da yapabileceği ne varsa ona göre uzmanlaşır.polisin alanı yargı,finans ve orduyu içine alır.polis demek her şey demektir." michel foucault |
celibon 14.12.2005 |
eflatuneflatun/platon:asıl adı aristokles olan eflatun atina'da doğmuş ve de yaşamıştır. sokrates'in öğrencisidir. sokrates'in ölümünden sonra eflatun, ilk kapsayıcı felsefe sistemini ortaya koymuş ve ilk resmi felsefe okulu olan "akademia" yı kurmuştur. eflatun bilginin, tümellere yani genel kavramlara ya da cinslere dayanması gerektiğini ve tek tek şeylerin bilgisi diye bir şey olamayacağını ileri sürmüştür. eflatun genel düşüncelerin, dünyanın oluşumunu ve biçimlenmesini sağlayan olduğunu ileri sürmüş. bunlara idealar adım vermiştir. . eflatun'un ideaları, varlıkların değişikliğe uğramaz formlarıdır. eflatun devlet'te, dünyanın, filozoflar kral, krallar da filozof oldukları zaman kusursuz bir duruma geleceğini söyler. filozof kralların, adaletin ne olduğunu gerçekten bileceklerine ve formların bilgisine dayanarak, bütün toplumlarda adaleti gerçekleştirebileceklerine inanır. |
desdemona 20.09.2005 |
gaye boralıoğlu"çare varsa, şiddet olmaz. çaresizlikle şiddet arasında çok ince bir ayrım vardır. merhamet sahibi insanlar, gözleri dönmüş bile olsa, şiddeti başkalarına yöneltemez; ama içerden gelen şiddet kaybolmaz. onların ellerinde ayaklarında dolaşır. ben sık sık ellerimi ayaklarımı yıkarım.devlet, insanın sokakta ayağını bastığı zemindir. sokakta yürürken kendini güvende hisseden milletler vardır. bizim ayağımızın altındaki zemin daima kayar. ben, kayıp da düşen kuşaktanım." (12 eylül'e dair...) |
desdemona 19.10.2005 |
rafandreas baader ile ulrike meinhof'un 1967'de kapitalist düzene karşı kurdukları kızıl ordu fraksiyonu (rote armee fraktion).ama daha çok baader-meinhof çetesi olarak anılmıştır.örgüt 1968 yılında frankfurt'ta iki süper marketi yakma eylemi ile adını duyurmuş,daha sonra almanya'da devlete ve özel sektöre ait binalara yangın ve bombalı saldırılarda bulunmuş,eylemleriyle terörist örgüt ilan edilmiş,almanya'nın başını uzun bi süre bayağı ağrıtmış.1977 raf liderlerini hapisten kurtarmak üzere filistinli eylemcilerce kaçırılan lufthansa uçağına alman komandolarının somali'nin mogadisu havalimanında baskın düzenlemesi sonucu,üç eylemci öldürülmüş,seksensekiz yolcu da kurtarılmış.aynı gece almanya'da stammheim cezaevinde mahkum olarak bulunan raf liderleri andreas baader, gudrun ennslin, jan-carl raspe ve irmgard möller intihar et(tiril)miş,sadece möller kurtulabilmiş. |
bohemiantirad 25.07.2003 |
insan"önemli olan sosyalist ekonomiyi devletin uygulaması değil. önemli olan sosyalist insanı yaratabilmek."che guevara |
devlet haritası |
işaret bulunmuyor | yer işaretle |
devlet fotoğrafları |
fotoğraf bulunmuyor | fotoğraf ekle |
devlet fotoğraf albümleri |
fotoğraf albümü bulunmuyor | fotoğraf ekle |
devlet aktiviteleri |
aktivite bulunmuyor | aktivite ekle |
geçmiş devlet aktiviteleri |
geçmiş aktivite bulunmuyor |
devlet yazıları |
yazı bulunmuyor | yazı ekle |
devlet konuları |
tartışma konusu bulunmuyor | konu ekle |
