gezgin.com   test yayını yeni kayıt | giriş 

barselona notları

10 not | not ekle
omat
omat
28.10.2009
modern sanatin işkence olarak kullaniminin ilk ornegi barselona'da ortaya cikmis. franco kuvvetlerine karsi 1938'de fransiz bir anarşistin sürrealismin geometrik soyutlama ve renk teorilerini baz alarak tasarladigi hucrelerde, mahkumlara kullanilan geometrik sekiller, renkler ve egri duvarlar ile psikoteknik iskence uygulaniyormus.

ben de bunu slavoj zizek'ten ogrendim. yazinin ozu "modern sanat iskencedir" degildi tabi ki, olayin kendisi yeterince enteresan geldi.
idil
idil
18.02.2003
istanbul gibi, yedi tepeli şehir...
desdemona
desdemona
07.07.2005
tarihine,sinemasına,edebiyatına,diline,insanlarına velhasıl herşeyine aşık olduğum,bu büyülü şehri mutlaka göreceğim...
egemege
egemege
07.01.2002
kısaca 'barça' (barsa), hakikaten müthiş bir şehir, sanat ve dinamizm dolu, katalanlar da ispanyollardan özerk olmak isteyen, özgür ruhlu bir halk. fakat biraz pahalı bir şehir
viento
viento
05.10.2006
bkz.:barcelona
poetrey
poetrey
07.07.2005
kentleşme adına hayret edilesi sokakları sanki bir dörtgebin kenarlarını paralel çizgilerle ayırmış kadar düzenli ve kolayca kaybolunabilecek ispanya şehri, tapas barlar, las ramblas, canlı heykeller, tabii gaudi, güell, picasso barcelona deyince ilk akla gelenler.
durruti
durruti
21.12.2004
güzel bir barında bu şarkıyı dinlemeden ölmek istemiyorum...

rumba de barcelona
manu chao

rambla pa'qui rambla pa'lla
esa la rumba de barcelona

rambla pa'qui rambla pa'lla
esa la rumba de barcelona

te mercé bibi malena
te mercé perro chaval
te mercé la policia
te mercé abdu lila

rambla pa'qui rambla pa'lla
esa la rumba de barcelona

rambla pa'qui rambla pa'lla
esa la rumba de barcelona


te mercé mademoiselle
mademoiselle d'avignon
te mercé o bixo bahía
te mercé escudellers

y eso es todo vales,
se la dedico a toda la raça chintolola de azcapolanco.
viento
viento
05.10.2006
şehre ilk adım atıldıgında hatta daha adım atılamamışken - çünkü gerçek adımı atınca ordan burdan fışkıran sanattan göz kamaşacaktı, onlar ne anlata anlata ne geze geze biterdi- hemen dikkat çeken şeylerden biri taksilerdi. bildiğimiz tek renk sarı taksiler ya da gri siyah gibi renklerde olup tepesinde taksi yazan alışıldık taksilerden biraz farklıydı bunlar. hem sarıydı hem siyahtı. sarı siyahtı. sanki elim bir kazaya kurban gitmiş ordan burdan vurmuş da yamalanmış gibi...her taksi görüldüğünde boş bulunup 'ahh vahh vahh tüh tüh nasıl da çarpmış' diye üzünüldü içten içe bir iki... alışılamadı hemen... gel zaman git zaman, bir gün baş sıkışınca bu taksilerden birine el edildi. taksi tarifeleri göreceli ucuz denebilecek kadar denenebilir geldi. sonra yürü yürü harap ve bitap düşünce ya da serhoj olunca üj bej kere daha binildi zaman içinde. acaba öyle bi düzenleme mi vardı taksilere yönelik bilinmez ama örneklenen taksilerde hep caz dinlendiğine rastlanıldı.

ilerledikçe her sokağı her caddeyi benzetecek bi yer bulundu. alsancak mı olur, montrö mu olur, yüksel mi olur, istiklal mi olur...

bir başka gözlem havasindan midir suyundan midir, sabahın 9:30 unda bile canın bira çekmesiydi.. bir değildi iki değildi...
akşamları sangria'yla yer değiştirdi mızmız yapmadan bira. pardon cerveza... sangria içerken

'just a perfect day drink sangria in the park ...'

diye mırıldanırken buldu kendini özne...

karşıdan her gelen bi fahri amca, bi esin teyze olma potansiyeli mi taşırdı ısrarla... ne kadar alıştığımız bizden tiplerdi öyle... ama bir yol yordam soracak olunsa bu fahri amcalar esin teyzeler bir gram ingilizce konusmuyorlardı. olsun varsındı, bir mimik iki kol, tamamdı, anlaşıldı, yollar bize memleketti... bi de boy farkı kalktı ya bu diyarda yolda yururken... kuzeyin selvi boyluları gitti, fıkır fıkır al yazmalılar geldi... oh ne ala... ne güzeldi şehr-i barselona...

şimdi otur rakı beyazı günlerde... bir iç çek... bir de yudum... gülümse...salud... tabi ya salud...

'...such a perfect day, you just keep me hanging on...'
omat
omat
07.01.2002
ispanya'nın katalunya bölgesinin en büyük şehri. gaudi'nin, miro'nun, picasso'nun ruhu, içinde gezilen cinsten dev akvaryumu, ulus halini andıran "las ramblas"nın arka sokaklarıyla müthiş şehir.
evren
evren
18.02.2003
gaudizmin şehrinde sagra de familia'nin bitmemiş büyüsü, parc güell'in şekerden yapıldığının yanılgısı, flamenko'nun acıklı coşkusu ve de tabi ki deniz ürünü mezelerinin (tapas) sangria ile muhteşem tadı! paella'nin bilemedigim tadi da var tabii!

barselona ile ilgili notlar

9 not | not ekle
gul
gul
26.12.2001

yolcu

bir film. çöl, barselona vs. antonioni filan
omat
omat
28.02.2002

sagrada familia

(bkz: gaudi) (bkz: barselona)
omat
omat
19.01.2002

franco

ispanya'yı 40+ sene yöneten diktatör. barselona'da franko'nun önlerinde insanları kurşuna dizdirdiği duvarlarda parmaklarımı bu kurşun deliklerine sokmuştum ...
desdemona
desdemona
06.08.2005

franco

aynı zamanda real madrid fanatiği olan franco,bernabéu stadı'nın yapım emrini verirken, “bana yüz elli bin kişilik bir uyku tulumu yapın!â€� demiş.o yüzden real madrid'i sevmeyiz,barselona'yı tutarız!
durruti
durruti
06.11.2003

buenaventura durruti

"1896'da ispanya'da, leon'da doğdu. babası anarşist bir demiryolu işçisiydi. beş kardeşi faşistlere karşı çarpışırlarken öldürüldü... demiryollarında çalışmaya başlayınca sendikacıların yöntemlerini beğenmeyerek arkadaşlarıyla rayları parçalama ve kundaklama eylemleri yaptı. 1917'den itibaren üç sene fransa'da sürgün kaldı. burada arkadaşlarıyla solidarnos örgütünü kurdu. ispanya'ya geçip cezalandırma ve el koyma eylemleri yapmaya başladılar. 1923'te latin amerika ülkelerini dolaştılar, silahlı soygunlar yaptılar. buradan paris'e geçip enternasyonal anarşist yayınevi'ni kurdular ve nestor makhno'yla tanıştılar. 1926 da fransa'yı ziyaret edecek ispanya kralı xııı. alfonso ya suikast hazırlığı içindeyken yakalandılar. durruti bir yıllık hapishane hayatında sevgilisi emillienne morin'le tanıştı, 1931'e kadar brüksel de kaldılar. ispanya'ya döndükten sonra, binlerce işçinin tanıdığı bir hatip oldu. fabrika komiteleri kurulmasını savundu. 19 temmuz 1936'da ordunun franco önderliğinde ayaklanması üzerine barselona'yı ele geçiren anarşistler arasındaydı. özdisiplin temeli üzerine kurulmuş olan durruti tugayıyla aragon cephesine geçti. geçtikleri yerleri mülksüzleştiriyor, ücretli emeği yokediyor, komünler kuruyorlardı. franco birliklerinin madrid'i kuşatması üzerine, dört bin gönüllüsüyle birlikte şehrin yardımına koştu. büyük çoşku uyandıran bu geliş, direnişi kuvvetlendirdi. 13-19 kasım arasında, tugayda 2 bin 400 kişi çarpışmalarda ölmüştü. durruti, 20 kasım 1936 günü cephe gerisinde arabasından inerken başından vuruldu. onu vuranın kim olduğu asla anaşılamadı. cenazesi 22 kasım da barselona ya getirildi ve 23 kasım da beşyüz bin kişinin katıldığı büyük bir törenle toprağa verildi... durruti hakkında ayrıntılı bilgi, kaos yayınları'ndan çıkan abel paz ın kitabı "halk silahlanınca" da mevcut...
omat
omat
28.02.2002

barcelona

(bkz: barselona)
omat
omat
07.01.2002

antoni gaudi

"barselona" denilince akla gelen, eşsiz yaratıcı mimar / mühendis şahıs. "illa bir akıma sokmak lazım" diyenler art nouveau'ya dahil ederler ama tektir.
desdemona
desdemona
29.09.2005

zinedine zidane

cezayirli top cambazı.real madrid yerine barselona'da oynasa ne iyi olurdu...
desdemona
desdemona
31.08.2005

miro

gaudi gibi o da barselona'dan çıkan dahilerden.zengin hayalgücünün etkisiyle renk,desen çeşitliliğinde bonkör davrandığı,şekerlemelere
benzeyen tablolarıyla insanın gözünü ve gönlünü açar.kandinsky gibi yani...

barselona haritası

1 işaret | yer işaretle

barselona fotoğrafları

fotoğraf bulunmuyor | fotoğraf ekle

barselona fotoğraf albümleri

fotoğraf albümü bulunmuyor | fotoğraf ekle

barselona aktiviteleri

aktivite bulunmuyor | aktivite ekle

geçmiş barselona aktiviteleri

geçmiş aktivite bulunmuyor

barselona yazıları

yazı bulunmuyor | yazı ekle

barselona konuları

tartışma konusu bulunmuyor | konu ekle

barselona ile ilgilenenler

üye