"iki işi aynı anda yapamıyordu.kadına dokunurken,onunla konuşamıyordu;onu severken bırakıp gidemiyordu;konuşurken dinleyemiyordu;savaşırken kazanamıyordu..."
küçük şeylerin tanrısı
sadece yaydığı ışıltısıyla ve samimiyetiyle bile umut veren bir güzel kişi.
geçtiğmiz pazar, gündemi ırak dünya mahkemesi'nin oluşturması sebebi ile röportajı vardı hürriyette:
http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~227@nvid~595784,00.asp
"...{emperyalizm}i tartışmak biraz {tecavüz}ün {iyi} ve kötü yanlarını tartışmaya benziyor. ne diyebiliriz ki? {gerçek}ten özlediğimizi mi?
her durumda yeni emperyalizm şimdiden önümüzde. bizim geçmişten bildiğimizin yeniden biçimlendirilmiş, düzenlenmiş versiyonu. tarihte ilk defa, {silah} dolu cephaneliğiyle bir öğleden sonra {dünya}yı yok edebilecek güçte olan tek bir imparator tam, tek yanlı ekonomik ve askeri bir hegemonyaya sahip.
farklı pazarları zorla açmak için farklı silahlar kullanıyor. dünya üzerinde amerika'nın cruise füzeleriyle {imf}'in çek defteri arasında sıkışmamış tek bir ülke yok. eğer neoliberal {kapitalizm}in poster delikanlısı olmak istiyorsanız arjantin, yok kara koyunu olmak istiyorsanız ırak modeli var."
{küreselleşme} karşıtı hintli muhalif yazar.aynı zamanda "{ırak dünya mahkemesi}" nin vicdan jürisi başkanı.son oturumun kapanış konuşmasını yaparken;o kadar içten,o kadar samimiydi ki söylediklerinde,yerimden kalkıp ona sarılmamak için kendimi zor tutmuştum.